Bir takım gariplikler ve düşündürdükleri… – Barış Önel

Okuma süresi: 4 dakika

Muratağa…

Milliyetçiliğin adamızdaki en acı hezeyanlarından…

Hüseyin Akansoy geçtiğimiz günlerde Anadolu’daki deyimle “acıyı onurla sırtlayarak” dört kardeşini ve biricik annesini 47 yıl sonra toprağa verebildi.

Devlet töreni istemedi. Sevdiklerini sessizlikle, metanetle toprağa vermeyi tercih etti. Silahlar patlamasın, botlar yere vurmasın, milliyetçiliğin hezeyanı tekrarlanmasın istedi. En önemlisi de, 47 yıl önce aynı akılsızlığın katlettiği annesi ve kardeşlerinin malzeme yapılmasını istemedi. Cenaze esnasında Hüseyin Bey duyanların ve okuyanların aklına kazınması gereken şu cümleleri kurdu:

“…yaşanan olaylar, azgın bir milliyetçilik akımının, azgın bir fanatizmin, çürümüş beyinlerin yol açtığı olaylardır. Dolayısıyla herkesin aklında tutması gereken şey, bu zihniyeti gerek okullarımızdan, gerek dini yerlerden, gerek bütün otoritelerden tamamıyla ortadan kaldırmak lazım. Çünkü birileri öteki ilan ediliyor ve ötekinin nasıl ortadan kaldırılacağına yönelik eylemler yapılıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bu acıların bir daha yaşanmaması için bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum… Bu mücadele sizin nezdinizde hayatı söndürmek isteyenlere karşı hayır hayat ortadan kaldırılamayacak, yaşam sürecek mücadelesidir. Sizleri sonsuz özlemle uğurlarken, ışıklar yoldaşınız olsun diyorum.”

Hayatı boyunca çözüm ve barış için uğraşan bir insanın bu bilgece sözleri, hepimizin yoluna ışık olmalı diye düşünüyorum.

Muratağa ve Sandallar katliamında yaklaşık 30 ferdini kaybeden Akansoy ailesinin kayıplarını sivil törenle defnetmeleri, kendilerine ait bir karardır. Bu karar, en temel insani haklardan bir tanesidir. Dolayısıyla herhangi bir makamın, kurumun veya kişinin şahsi düşünce, çıkar veya söylemi önemsiz olduğu gibi aynı zamanda etik ve ahlak kurallarına da zıt düşen bir durumdur.

Ancak Sayın Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kendisi ve yandaşlarının her fırsatta politik malzeme olarak kullanmaktan çekinmediği şehitlerin ailelerine bu saygıyı göstermemiş ve “bundan böyle şehitlerimiz ile ilgili konularda bireysel tercihlerin Devlet uygulamalarının önüne geçmemesi esas olmalıdır” gibi bir açıklama yaparak toplumsal vicdanı yine derinden yaralamış ve insan haklarına dair olan tutumunu bizlere yeniden göstermiştir.

Bunun yanı sıra kendisine bu söyleminden dolayı tepki gösteren Akansoy ailesinin bir üyesi olan CTP Milletvekili Sn. Asım Akansoy’u da “aktroller” dediğimiz hezeyan içindeki güruha hedef göstermiştir. Elbette şaşırmadık… Ancak her gün “yok artık o kadar değil” dediğimiz olayların ertesi gün vuku bulması nefesimizi daraltmakta… Her fırsatta “yaşatacağız” diye naralar attıkları KKTC’yi günden güne yaşanmaz hale getirenler, bir devleti devlet yapan başlıca unsurun o devletin vatandaşları olduğunun bilincinde midirler?

Farkında olsalar bile yıllarca toplumsal çıkar yerine partizan bir şekilde insanların emeğine ve aşına göz koyan bir zihniyete haiz kişilerin umuru olduğunu düşünmüyorum. Ancak şunu bilmelidirler ki, kendileri beğenmedikleri sırça saraylarında günlerini gün ederken dışarıda halk evinin, işinin, ekmeğinin, çocuğunun, geleceğinin derdine düşmüştür. Tüm bunlara çareler ararken iktidar sahibi insanların bu tip meselelerle ilgilenmeleri, en basit tabiriyle vurdumduymazlıktır.

Öte yandan yine aynı zihniyet, şark kurnazlığı ile “ilhak” meselesini toplumun gündemine taşımaya çalışıyor. Öncelikle şunu dile getirmekte fayda var: Kıbrıs’ta Federasyon görüşmeleri ortaya atılan bir Türk tezi olup, iki bölgeliliği, iki toplumluluğu ve siyasal eşitliği temel alan, çerçevesi BM tarafından belirlenmiş görüşmelerdir. Bu anlamda, BM gözetimi altında yapılan federal çözüm görüşmelerinin sonucunda “Rum’a yama” olacak olan bir “devletçik” değil, Kıbrıs Türk Kurucu Devleti olacaktır. Bunu ilhakı savunanlar da çok iyi bilmektedir.

Bunu bilmelerinin başlıca sebebi de, bu görüşmelerin çoğunun bizzat merhum Kurucu Cumhurbaşkanı Sn. Rauf Raif Denktaş tarafından yapılmasından kaynaklıdır. “İlhakın” gündeme alınması bir tesadüf değildir. İlhak, Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan mevcut çağdaş, laik ve demokratik halkın yaşayış biçimine, kimliğine, kültürüne, benliğine karşı bir tehdittir. Tüm yurtseverlerin ödevi de bize laikliği benimsetmiş, çağdaş yaşamın önderlerinden olan “o büyük adamın” öğütlerini de dikkate alarak, bilimin gösterdiği yolda, bilime mütenasip bir şekilde toplumumuzu daha ileriye taşıyacak adımlar atılmasına ve Federal çözüm olsun veya olmasın varlığımızı, kimliğimizi, kültürümüzü sürdürmemize öncülük etmektir.

Bu adımlardan en temeli toplumsal uzlaşının sağlanması ve medeni şekilde yaşamaya devam edebilmemiz adına kırmızıçizgilerimizi tüm iktidar sahiplerine hatırlatmaktan geçmektedir.

Farkında mısınız? Milliyetçiler ne zaman başarısızlıklarını ve/veya cehaletlerini gizlemek isteseler, hemen geçmişe sarılırlar. Bu tüm dünyanın siyaset sahnesinde süregelen bir durumdur.

Bu başarısızlıkları görüp dersler çıkararak birbirimizle “direnme modelleri” üzerinden didişeceğimize çağdaş ve medeni yaşamımıza sahip çıkmalı, demokrasiden ödün vermemeli ve aklın ve bilimin ışığından ayrılmamalıyız.

Artık göç etmenin “çare” olarak aklımızın bir köşesinde durduğu şu günlerde, bunlar gibi söylemlere cevap vermezsek yüreğimiz kurur…

O yüzden anneciğimin en son bana çocukken yaptığı naif bir uyarıyı, yine annemin dilinden, tüm milliyetçi zihniyetlere yapmakta fayda görüyorum: “Ay oğlum, ağzından çıkanı gulağın duyar?”

Haberi Paylaş >

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on print
Yazdır
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

İLGİLİ HABERLER >

It seems we can't find what you're looking for.

Harikalar Diyarı (!)

Okuma süresi: 2 dakika Memleket denilince içime bir sıkıntı çöküyor son zamanlarda. Eminim pek…
Daha Fazla Haber Yok
Daha Fazla Haber Yüklenirken Hata Oluştu

DİĞER HABERLER >

Dövizde son durum

Okuma süresi: < 1 dakikadan az KKTC’de serbest piyasada euro 29,94, sterlin 34,35, dolar 28,35 liradan işlem…
Daha Fazla Haber Yok
Daha Fazla Haber Yüklenirken Hata Oluştu
Ahmet Aslım

Ahmet Aslım

Memleketimize Yazılar

Barış Önel

Barış Önel

Memleketin Halleri

Cemre Gürdal

Cemre Gürdal

Dünya ve biz

Ceren Tüccaroğlu

Ceren Tüccaroğlu

Memleket Konuları

Damla Kodan

Damla Kodan

Memleket Günlükleri

Erol Ertugan

Erol Ertugan

Dıştan Bakış

Rabia Aslan

Rabia Aslan

Feminist Bakış

Hayri Samer

Hayri Samer

Memleket'te Haftsonu Seansı

Hilmi Arıca

Hilmi Arıca

Adalı Yazılar

Hamit Sakallı

Hamit Sakallı

Tribün Kıbrıs

Mert Akkaya

Mert Akkaya

Tarihsel Bakış

Merve Yiğiter

Merve Yiğiter

Toplumsal hak ve özgürlük

Tandoğan Yalkut

Tandoğan Yalkut

Memleket'te Ekonomi

Merve Soygazi

Merve Soygazi

Sosyal Medya ve İletişim

ANKET >

Anketler çok yakında güncellenecektir.